T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından işletilen www.icisleri.gov.tr web sitesini ziyaret edenlerin kişisel verilerini 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca işlemekte ve gizliliğini korumaktayız. Bu Web Sitesi Gizlilik ve Çerez Politikası ile ziyaretçilerin kişisel verilerinin işlenmesi, çerez politikası ve internet sitesi gizlilik ilkeleri belirlenmektedir.
Çerezler (cookies), küçük bilgileri saklayan küçük metin dosyalarıdır. Çerezler, ziyaret ettiğiniz internet siteleri tarafından, tarayıcılar aracılığıyla cihazınıza veya ağ sunucusuna depolanır. İnternet sitesi tarayıcınıza yüklendiğinde çerezler cihazınızda saklanır. Çerezler, internet sitesinin düzgün çalışmasını, daha güvenli hale getirilmesini, daha iyi kullanıcı deneyimi sunmasını sağlar. Oturum ve yerel depolama alanları da çerezlerle aynı amaç için kullanılır. İnternet sitemizde çerez bulunmamakta, oturum ve yerel depolama alanları çalışmaktadır.
Web sitemizin ziyaretçiler tarafından en verimli şekilde faydalanılması için çerezler kullanılmaktadır. Çerezler tercih edilmemesi halinde tarayıcı ayarlarından silinebilir ya da engellenebilir. Ancak bu web sitemizin performansını olumsuz etkileyebilir. Ziyaretçi tarayıcıdan çerez ayarlarını değiştirmediği sürece bu sitede çerez kullanımını kabul ettiği varsayılır.
1.Kişisel Verilerin İşlenme Amacı
Web sitemizi ziyaret etmeniz dolayısıyla elde edilen kişisel verileriniz aşağıda sıralanan amaçlarla T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından Kanun’un 5. ve 6. maddelerine uygun olarak işlenmektedir:
T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen ticari faaliyetlerin yürütülmesi için gerekli çalışmaların yapılması ve buna bağlı iş süreçlerinin gerçekleştirilmesi,
T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından sunulan ürün ve hizmetlerden ilgili kişileri faydalandırmak için gerekli çalışmaların yapılması ve ilgili iş süreçlerinin gerçekleştirilmesi,
T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından sunulan ürün ve hizmetlerin ilgili kişilerin beğeni, kullanım alışkanlıkları ve ihtiyaçlarına göre özelleştirilerek ilgili kişilere önerilmesi ve tanıtılması.
2.Kişisel Verilerin Aktarıldığı Taraflar ve Aktarım Amacı
Web sitemizi ziyaret etmeniz dolayısıyla elde edilen kişisel verileriniz, kişisel verilerinizin işlenme amaçları doğrultusunda, iş ortaklarımıza, tedarikçilerimize kanunen yetkili kamu kurumlarına ve özel kişilere Kanun’un 8. ve 9. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları kapsamında aktarılabilmektedir.
3.Kişisel Verilerin Toplanma Yöntemi
Çerezler, ziyaret edilen internet siteleri tarafından tarayıcılar aracılığıyla cihaza veya ağ sunucusuna depolanan küçük metin dosyalarıdır. Web sitemiz ziyaret edildiğinde, kişisel verilerin saklanması için herhangi bir çerez kullanılmamaktadır.
4.Çerezleri Kullanım Amacı
Web sitemiz birinci ve üçüncü taraf çerezleri kullanır. Birinci taraf çerezleri çoğunlukla web sitesinin doğru şekilde çalışması için gereklidir, kişisel verilerinizi tutmazlar. Üçüncü taraf çerezleri, web sitemizin performansını, etkileşimini, güvenliğini, reklamları ve sonucunda daha iyi bir hizmet sunmak için kullanılır. Kullanıcı deneyimi ve web sitemizle gelecekteki etkileşimleri hızlandırmaya yardımcı olur. Bu kapsamda çerezler;
İşlevsel:Bunlar, web sitemizdeki bazı önemli olmayan işlevlere yardımcı olan çerezlerdir. Bu işlevler arasında videolar gibi içerik yerleştirme veya web sitesindeki içerikleri sosyal medya platformlarında paylaşma yer alır.
Teknik olarak web sitemizde kullanılan çerez türleri aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.
Oturum Çerezleri
(Session Cookies)
Oturum çerezleri ziyaretçilerimizin web sitemizi ziyaretleri süresince kullanılan, tarayıcı kapatıldıktan sonra silinen geçici çerezlerdir. Amacı ziyaretiniz süresince İnternet Sitesinin düzgün bir biçimde çalışmasının teminini sağlamaktır.
Web sitemizde çerez kullanılmasının başlıca amaçları aşağıda sıralanmaktadır:
• İnternet sitesinin işlevselliğini ve performansını arttırmak yoluyla sizlere sunulan hizmetleri geliştirmek,
5.Çerez Tercihlerini Kontrol Etme
Farklı tarayıcılar web siteleri tarafından kullanılan çerezleri engellemek ve silmek için farklı yöntemler sunar. Çerezleri engellemek / silmek için tarayıcı ayarları değiştirilmelidir. Tanımlama bilgilerinin nasıl yönetileceği ve silineceği hakkında daha fazla bilgi edinmek için www.allaboutcookies.org adresi ziyaret edilebilir. Ziyaretçi, tarayıcı ayarlarını değiştirerek çerezlere ilişkin tercihlerini kişiselleştirme imkânına sahiptir.
6.Veri Sahiplerinin Hakları
Kanunun ilgili kişinin haklarını düzenleyen 11 inci maddesi kapsamındaki talepleri, Politika’da düzenlendiği şekilde, ayrıntısını Bakanlığımıza ileterek yapabilir. Talebin niteliğine göre en kısa sürede ve en geç otuz gün içinde başvuruları ücretsiz olarak sonuçlandırılır; ancak işlemin ayrıca bir maliyet gerektirmesi halinde Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenecek tarifeye göre ücret talep edilebilir.
İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi, TRT Haber’e Konuk Oldu
01.04.2026
İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi, TRT Haber’de Fatih Çimen’in sunduğu programa katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve soruları yanıtladı.
Programda “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda gelinen noktaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi, şu ifadelere yer verdi:
“Terörsüz Türkiye hedefi muhterem Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği ve dirayeti ile, MHP Genel Başkanı Sayın Dr. Devlet Bahçeli’nin de güçlü desteği ile şekillenen bir Cumhur İttifakı iradesidir. Zaman içerisinde bu irade milletimizin beklentileri ile örtüşmüş, TBMM’de de karşılık bulmuş ve kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu da Meclis Başkanımızın başkanlığında güzel bir çalışma yürütmüştür. Bu irade nihayetinde devletimizin bir politikası haline dönüşmüştür. Bu süreçte işin Meclis boyutu vardı, bu boyutu TBMM Başkanımız ve komisyon yürüttü. Yürütme kısmında Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında, Dışişleri Bakanımız, Milli Savunma Bakanımız, MİT Başkanımız güzel bir süreç yürüttüler. Başarılı çalışmalara imza attılar. Biz de İçişleri Bakanlığı olarak bu çalışmalara güçlü bir şekilde destek veriyoruz. Kendi milli sınırlarımız içerisinde sürecinde sabote edilmemesi noktasında yine terörle ilgili çalışmalara ve operasyonlara devam ediyoruz. Sürecin akamete uğramaması lazım. Bunu sonuca ulaştırmamız gerekiyor. Sadece bu yıl, yıl başından bugüne kadar PKK ile mücadele konusunda İçişleri Bakanlığı olarak 390 tane operasyonumuz oldu. Geçtiğimiz günlerde Nevruz kutlamalarında süreci sabote etmek isteyenler oldu, onlara yönelik operasyonlarımız da oldu. Hamdolsun kutlamalar sorunsuz şekilde tamamlandı. Bu dönemde 433 bin vatandaşımız Nevruz kutlamalarına katılmış. İçlerinden 277 kişi gözaltına alınmış oldu. DEAŞ ile mücadele konusunda 597 operasyonumuz oldu. Boş durmadık, operasyonlarımız devam etti. FETÖ ile mücadele konusunda 697 operasyonumuz, sol marjinal gruplarla da 211 tane operasyonumuz oldu.”
“Biz istiyoruz ki sokaklarımızda sokak çeteleri istedikleri gibi at oynatamasınlar, bu konuda insanımızı huzursuz etmesinler.”
Organize suç örgütleri ve sokak çeteleriyle mücadeleye ilişkin değerlendirmelerde bulunan İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi, göreve başlamalarının ardından 2026 yılını sokak çeteleri ve uyuşturucuyla mücadele yılı olarak ilan ettiklerini belirterek “1,5 aydır İçişleri Bakanlığı görevini yürütüyorum. Göreve başladığımız dönemde 2026 yılını sokak çeteleriyle mücadele yılı ilan etmiştik. Bununla birlikte çalışmalara başladık. Sadece sokak çeteleriyle değil, aynı zamanda uyuşturucuyla mücadele yılı olarak da belirledik. Benden önce de zaten bu çalışmalar vardı, mücadele devam ediyordu. Biraz daha çalışmalara yoğunluk kazandıracağız. Sahayı daha da baskılamaya devam edeceğiz, operasyonlarımızı artıracağız. Biz istiyoruz ki sokaklarımızda sokak çeteleri istedikleri gibi at oynatamasınlar, bu konuda insanımızı huzursuz etmesinler.” dedi.
Organize suç örgütleri ve sokak çeteleriyle mücadeleye devam edeceklerini belirten İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi, “Sosyal medyaya çıkıp eleman devşiriyorlar, ilan veriyorlar, insanımızı tedirgin ediyorlar. Geçtiğimiz hafta itibarıyla 81 ilimizde toplam 350 kişinin gözaltına alındığı büyük bir operasyon gerçekleştirdik. Bunu Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımız yaptı. Bundan sonra da bu tür etkinliklerimiz ve operasyonlarımız devam edecek. Sokak çetelerine, uyuşturucu baronlarına veya bunun ticaretini yapan kişilere sahada yer bırakmayacağız. Mesela bu sene, yılbaşından bugüne kadar olan 3 aylık dönemde sokak çetelerine yönelik toplam 215 çeteye 581 operasyon gerçekleştirdik. Tabii önümüzdeki dönemde de bunların finans kaynaklarına, lojistik ağlarına, silahlı yapılanmalarına ve sosyal medya uzantılarına karşı mücadeleyi daha da büyüterek devam edeceğiz. Gayemiz burada vatandaşımızın huzurunu ve güvenliğini sağlamaktır. Biz İçişleri Bakanlığıyız; vatandaşımızın huzurundan, can ve mal güvenliğinden birinci derecede sorumluyuz. Dolayısıyla sokakta suçtan dolayı güç devşiren her tür çete, yapı veya oluşum her neyse, karşılarında İçişleri Bakanlığımızı ve devletimizin kararlı gücünü bulacak, bulmaya devam edecek.” diye belirtti.
“Bu sene, uyuşturucu tacirlerine ve baronlarına karşı 13 bin 115 tane operasyonumuz oldu.”
Uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca bir asayiş meselesi olmadığını belirten İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi, “Uyuşturucu ile mücadele ederken aynı zamanda kaçakçılık ve organize suçlarla da mücadele ediyoruz. Onlar da bir organize yapı. Uyuşturucu ile mücadele dediğimiz zaman bu sadece bizim açımızdan asayiş meselesi değil. Uyuşturucu birçok suçu besleyen ana bir damar, ana bir oluşum. Terör örgütleri finansmanlarını buradan sağlıyorlar, buradan elde ettikleri finansmanla büyüyorlar. Çocuklarımızın geleceğini karartıyorlar. Ailelerimizi felakete sürüklüyorlar. Bunların finansal ağlarını da kesebilmek için organize suçlarla da etkin bir şekilde mücadele etmemiz gerekiyor. Bu sene, 1 Ocak tarihinden 30 Mart tarihine kadar, uyuşturucu tacirlerine ve baronlarına karşı 13 bin 115 tane operasyonumuz oldu. Bu mücadeleyi de etkin bir şekilde yürütüyoruz. Bunu sadece yurt içinde yürütmüyoruz. Yurt dışında da bunun mücadelesini yürütüyoruz. Örnek vermek gerekirse, uyuşturucu ile bağlantısı olan, yurt dışına kaçan ve kırmızı bültenle aradığımız kişileri de yakalayıp adalete teslim ediyoruz. Nereye giderse gitsin, dünyanın neresine kaçarsa kaçsın, mücadelemiz sonuna kadar devam edecek. Bu şekilde 23 kişinin iadesini sağlamış olduk zaten, adalete teslim etmiş olduk. Bu bizim kırmızı çizgimiz. Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadeleyi ve uyuşturucu ile mücadeleyi bir beka meselesi olarak görüyoruz ve bunu sonuna kadar devam ettirmeyi düşünüyoruz.” dedi.
“Hedefimiz trafikteki hem ölümlü, yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazalarını 2050 yılında tamamen sıfırlamak.”
Trafik güvenliğine ilişkin yürütülen çalışmalara da değinen İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi, şunları söyledi:
“2021 yılında Cumhurbaşkanımızın çıkardığı imzaladığı bir genelgeyle bir strateji belgesi hazırlandı. Karayolu trafik güvenliği strateji belgesi adı altında. Bu strateji belgesine göre bizim hedefimiz, 2030 yılına kadar trafik kazalarına bağlı can kayıplarını ve ciddi yaralanmaları yüzde 50 oranında azaltmak. 2050 yılına kadar da sıfıra indirmek, sıfır can kaybı. Dolayısıyla bizim hedefimiz trafikteki hem ölümlü, yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazalarını 2030 yılına kadar yarı yarıya azaltmak, 2050 yılında da bunu tamamen sıfırlamak. Bu ulaşılamaz bir hedef değil. Bununla ilgili biz hedeflerimize ulaşabileceğimizi düşünüyoruz. 2019 yılını baz alacak olursak o yıllardaki taşıt sayısı ile bugün taşıt sayısı da arttı. Yani bunların içerisinde motorlu taşıtlardan bahsediyorum. 2019’da toplam taşıt sayımız 23.4 milyondu. Bugün 34,5 milyona yükseldi. Bunların içerisinde mesela motosikletler var onların da sayısı neredeyse 7,2 milyona ulaştı. Şimdi bizim son dönemlerde yapmış olduğumuz, trafik kazalarını azaltmaya yönelik olarak 27 Şubat tarihinde kanunlaşan bir düzenleme var, bu toplumda bazı hususlarda karşılık buldu. İnsanımız bunun haklı olduğunu, doğru olduğunu dile getirdi ama bazı noktalarda da tartışmalara sebebiyet verdi. Mesela insanımız kırmızı ışıkta geçenleri, araçtan inip yol kesenleri veya yolda halay çekenleri, drift atanları, cep telefonuyla araçta konuşanlara yönelik olarak verilen cezaları son derece haklı buluyor. Onlarda herhangi bir tartışma yok ama bu plaka konusunda ve araç içerisindeki ses ve görüntü sistemleri ile ilgili toplumda son zamanlarda insanımızın biraz tepkileri var. Buradaki amaç şu: Karayolları güvenlik belgesi strateji belgesine göre hem ölümlü yaralanmalı trafik kazalarını azaltabilmek yani bizim maksadımız bu. Yani trafik cezalarından dolayı da insanımızın canını yakmak istemiyoruz yani bizim önceliğimiz zaten insanlara trafik cezası vermek, onların canını yakmak değil. Toplumda kurallara uyan insanlar olduğu gibi uymayan insanlar da var. Mesela son Ramazan Bayramı döneminde aldığımız trafik tedbirlerine sürücülerin yüzde 87,5’i uymuş, trafik kurallarına uymuşlar. Sadece yüzde 12,5’ine trafik cezası uygulamışız. Ben trafik kurallarına büyük bir ekseriyetle uyan insanımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Bizim amacımız da bu zaten, kurallara uyulmasını sağlamak. Bundan dolayı da trafik kazalarını azaltmak. Biz de zaten istiyoruz ki kurallara uyulsun, biz de insanlara ceza yazmayalım. İnsanımızın, vatandaşımızın canını yakmayalım istiyoruz.”
“Bu plakalar terör eylemlerinde kullanılabiliyor, uyuşturucu naklinde kullanılabiliyor, düzensiz göç hadiselerinde ve kaçakçılıkta kullanılabiliyor.”
Son dönemde yapılan düzenlemelerin toplumda genel olarak karşılık bulduğunu ancak plaka ve araç içi sistemlere ilişkin bazı tartışmaların yaşandığını ifade eden İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi, şöyle devam etti:
“Şimdi ekranlarda standart plakayı görüyoruz. Mesela Şoförler Odası tarafından basılan standart plaka bu şekilde. Burada standart bir plakada olması gerekenler de ekranda gözüküyor. Mesela mühür olması gerekiyor, dalgalı şerit olması gerekiyor, yansıtıcı zemin (reflektör) olması gerekiyor. 2024 yılındaki değişikliklerden sonra TR hologramı, karekod ve bayrak hologramı gibi plakada bulunması gereken özellikler var. Bu, standart ve kurallara uygun bir plaka. Biliyorsunuz, plaka basma yetkisi de Şoförler Odası’na verilmiş. Şimdi bazı plakalarda bu standart plakanın dışına çıkılıyor. Mesela görselde de görüyorsunuz; Şoförler Odası kendisi bir ilan asmış, orada “özel kalıplı plaka basımı vardır” diyor. Şoförler Odası’na gidiyorsunuz plaka bastırmaya, size iki tane tercih sunuluyor: Birisi standart plaka, birisi de bunun dışına çıkılmış olup biraz daha kalın harflerle ya da sayılarla yazılmış bir plaka. Bu da Şoförler Odası tarafından basılıyor. Bu ikinci plaka türü de Şoförler Odası tarafından basılan bir plaka. Bir üçüncü plaka daha var; onu ekranda gösteremiyoruz ama bizim asıl sorunumuz olan plaka, “APP plaka” dediğimiz plaka. Şu ekranda görülen 34 ZZ 2222 sayılı plaka. Sorun burada. Biz İçişleri Bakanlığı olarak, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı olarak Şoförler Odası tarafından basılan standart veya standart dışı plakaları kabul ediyoruz. Niye? Çünkü vatandaş Şoförler Odası’na gitmiş, plaka almak için kendisine iki tane seçenek sunulmuş, o da onlardan birini tercih etmiş. Bu plakanın üzerinde bütün güvenlik unsurları, mühür yer alıyor. Vatandaş da tercihine göre birini seçmiş; birisi daha ucuz, diğeri biraz daha pahalı. Biz bundan dolayı insanların, şoförlerin, araç sahiplerinin cezalandırılmasını adil bulmuyoruz. Çünkü Şoförler Odası kendisine bu şekilde bir tercih imkânı vermiş. Asıl problem olan plaka ise şu: değiştirilmesi gereken plaka. Burada gördüğünüz gibi sayılar farklı. Yönetmelikte bu şekilde tarif edilmemiş ve bu plakada gördüğünüz gibi herhangi bir mühür de yok. Bunu mesela siz herhangi bir tabelacıdan, reklam firmasından veya internetten sipariş vermek suretiyle bastırabiliyorsunuz. Bunda herhangi bir mühür yok, karekod yok, güvenlik işaretleri yok; yazı karakterleri arasında herhangi bir açıklık yok. Bunun sakıncası ne? Bunun sakıncası şu: Bu plakalar terör eylemlerinde kullanılabiliyor, uyuşturucu naklinde kullanılabiliyor, düzensiz göç hadiselerinde ve kaçakçılıkta kullanılabiliyor. Çünkü bu plakaları EDS’ler veya PTS’ler okuyamıyor, tanımlayamıyor. Dolayısıyla bunların suçta kullanıldığı tespit edildiği için kanun koyucu bunları belli bir yaptırıma, müeyyideye bağlamış.”
“Vatandaşlarımızdan istirhamım: APP plaka kullananlar plakalarını değiştirsin. Çünkü bu iyi niyetli bir kullanım değil.”
Plaka ve araç içi sistemlere ilişkin açıklamalarını sürdüren İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi, “Cezası 140 bin lira. Kanun 27 Şubat tarihinde yürürlüğe girdi. Bununla ilgili vatandaşımız mağdur olmasın diye çünkü bir anda Şoförler Odası’na, noterlere, trafik şubelerine akın ettiler 1 Nisan’a kadar süre vermiştik. Dediğim gibi diğer plakalarda herhangi bir sorun yok, Şoförler Odası’ndan alınanlarda. Ama az önce gösterdiğim APP plaka dediğimiz, herhangi bir güvenlik unsuru taşımayan, mührü olmayan plakaların bugün itibarıyla değiştirilmesi gerekiyordu. Dolayısıyla benim sürücülerimize, araç sahiplerine tavsiyem: Bu şekilde APP plaka kullananların hemen plakalarını değiştirmeleri. Değiştirmeleri için adımlar şu şekilde: Bunlar sahte plaka olduğu için kolluğa gidip kayıp plaka veri girişi yapmaları gerekiyor, çünkü bu gerçek bir plaka değil. Oradan notere gidiliyor, yeni plaka başvurusu yapılıyor. Oradan da Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu’na bağlı odalara, Şoförler Odası’na gidilmek suretiyle standart plaka basımı yapılıyor ve araca takılıyor. Bu şekilde olduğu takdirde hem vatandaş memnun olur hem de biz vatandaşımızın canını yakmamış oluruz. Onun için vatandaşlarımızdan istirhamım: APP plaka kullananlar plakalarını değiştirsin. Çünkü bu iyi niyetli bir kullanım değil. Kamu düzeni ve güvenliğiyle ilgili bir husus.” dedi.
App plakalarla ilgili açıklamalarına devam eden İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi, sözlerine şöyle devam etti: “Bazen şunları da işittiğimiz olmuştur toplumda: Mesela vatandaşımız hiç gitmediği bir şehirden, adına trafik cezası yazılmıştır. Niye? Sizin plakanızı birisi kopyalıyor, aracına takıyor, başka yerlerde trafik kurallarını ihlal ediyor ve sizin adınıza ceza geliyor. Hiç kabahatiniz olmadığı hâlde sizin adınıza trafik cezası geliyor. Şimdi soruyorum: Kimin başına böyle bir şey gelse memnun olur ki? Bir başkası sizin plakanızı kullanacak, siz de bundan dolayı trafik cezasıyla muhatap olacaksınız. Ben Erzurum Valiliğim döneminde böyle bir hadiseyle karşılaştım, mahalli basına da yansımıştı. Erzurumlu bir vatandaş hiç Artvin’e gitmediği hâlde aracına orada trafik cezası yazılmış. Hatta bundan dolayı eşiyle de sorun yaşamış: “Senin Artvin’de ne işin vardı?” diye. Bu tamamen kamu düzeni ve güvenliğiyle, aynı zamanda vatandaşlarımızın haksız ve hukuksuz muamelelere tabi olmamasıyla ilgili getirilen bir düzenleme. Her şeyi etkiliyor.” dedi.
Toplumda huzursuzluk yaratan bir diğer konu olan araç içi multimedya sistemleriyle ilgili açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi, “Vatandaş genel olarak diğer trafik düzenlemelerini benimsedi, onların uygun olduğunu düşündü. Bu düzenlemeler toplum vicdanında da bir karşılık buldu. Multimedya sistemleri diyoruz veya çoklu ortam da deniyor. Bunlarla ilgili bir açıklama yapmak istiyorum. Bu da kafa karışıklığına sebebiyet veren konulardan birisi. Bununla ilgili kanun, yönetmelikle düzenleme yapılacağını söylüyor. Burada temel alınan husus şu: Görüntü sistemleri, sürücünün görüş açısını etkilemeyecek. Müzik, ses ve görüntü sistemleri dediğimiz konu bu kapsamda. İkincisi de sürücünün dikkatini dağıtmayacak. Bu iki şartın sağlanması gerekiyor. Tabii kanunda yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiş. Şu anda yönetmelik çalışmalarımız devam ediyor. Nisan ayının sonuna kadar da yönetmeliği çıkaracağız. Bu ekran sistemleriyle, ses ve görüntü sistemleriyle ilgili düzenlemeyi yapacağız. Dolayısıyla yönetmelik çıkıncaya kadar bu konuda vatandaşlarımıza rehberlik yapmaya devam edeceğiz. Herhangi bir şekilde ceza uygulamayacağız. Yönetmelikte hangi görüntü ve sistemlerin yasaya aykırı olduğunu açık, anlaşılır, net ve objektif şekilde belirleyeceğiz.
Bahsi geçen yönetmeliğin mayıs ayı başlarında çıkarılacağını belirten İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi, “Dediğim gibi yönetmelik çıkıncaya kadar görüntü sistemleriyle ilgili rehberlik çalışmalarımız devam edecek. Bu konu önemli; çünkü bir kafa karışıklığı vardı. Hangi ekranlar görüş açısını engelliyor, hangileri engellemiyor… mayıs başı gibi yönetmeliğimizi tamamlamış olacağız. Ben de görüyorum araçlarda, örneğin sonradan takılmış tabletler var. Sürücü onunla maç izliyor, dizi izliyor, sosyal medyadan video indiriyor, onları seyrediyor. Yani bir yandan araç kullanıyor, bir yandan da bunları izliyor. Böyle bir sürücünün dikkatinin dağılmaması mümkün mü? Zaten kazaların büyük bir çoğunluğu bir anlık dikkatsizlikten olmuyor mu? Kanun koyucu da bunların önüne geçmek için bir düzenleme gereği hissetmiş. Dolayısıyla bunlar da yönetmelikle düzenlenecek. Yine hedefimiz aynı: can kayıplarını azaltmak. Bir tane can kaybını bile azaltabilsek bu noktada kendimizi başarılı kabul edeceğiz. Bütün düzenlemelerimizin sebebi tamamen buna yönelik.” ifadelerini kullandı.
“Sahipsiz sokak hayvanlarının yüzde 75’i şu anda toplanmış durumda.”
Sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik yürütülen çalışmalara da değinen İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi, “51 tane il özel idaresinin olduğu ilimiz var. 51 ilimizde yüzde 100 bütün sahipsiz sokak hayvanları toplandı, barınaklara alındı veya doğal yaşam alanlarında bu hayvanlara bakılıyor. Bir de 30 tane büyükşehrimiz var. Onlarda süreç biraz daha sonra başladı. İlk önce 51 ilimizde başladı, sonra büyükşehirlerde süreç başladı. Büyükşehirlerde de yüzde 64’ü toplanmış durumda. Hepsi birlikte düşünüldüğünde sahipsiz sokak hayvanlarının yüzde 75’i şu anda toplanmış durumda. Yani her 4 hayvandan 3’ü ya barınağa alındı veya doğal yaşam alanlarında bakılmaya devam ediyor. Bunun ne faydası oldu? Bunun da iki boyutu var. Birincisi, sokakların daha güvenli hale gelmesi. İkincisi de bu hayvanların sokağın insafından kurtarılması. Şimdi düşünün, sokaktaki bir hayvan her zaman yiyecek bulabiliyor mu? Bulamıyor. Bazen böyle hayvan hastalandığında tedavi etme imkânı var mı? Ölebiliyor. Yani tedavi olabilecek belki. Onun için kanun koyucu bununla da ilgili işte bu hayvanları sokaktan toplayalım, hem sokaklarımız daha güvenli hale gelsin hem de bunlara kapalı bir mekânda, ortamda belediyelerimiz baksın, tedavilerini yapsın, beslemelerini yapsın, sahiplenmek isteyenler varsa bunları sahiplendirsin diye böyle bir düzenleme getirmiş. Şu anda da süreç oldukça sağlıklı bir şekilde ilerliyor. Ben Erzurum Valiliğim döneminde 6 Kasım tarihi itibariyle biz bütün sokak hayvanlarını topladık, barınaklara aldık. Hatta doğal yaşam alanlarına da bakmaya devam ediyoruz. Bence çok sağlıklı da bir ortam oluştu. Hayvanlar orada cinslerine göre, gayet konforlu bir alanda hayvanlara bakılıyor. Onların işte tedavileri yapılıyor, aşıları yapılıyor, beslenmeleri sağlanıyor. Bakınız yani hayvanlar ne kadar da güzel, temiz, nezih ortamlarda barınabiliyorlar. Emine Erdoğan Hanımefendi’nin başlattığı sıfır atık projesi vardı 2017 yılında bu proje başladı. Mesela şimdi toplu yaşam alanlarından günde 50 ton atık malzeme, insani amaçlı atık malzeme alınıyor ve 28 ton hayvan mamasına dönüştürülüyor, barınaktaki hayvanlara yem oluyor. Yani böylece hem o atıklar değerlendirilmiş oluyor. Hem de hayvanlara yiyecek sağlanmış oluyor. Yani sıfır açısından da faydalı bir şey oldu.” ifadelerini kullandı.